Bugun...



ATATÜRK PERPA'DA ANILDI

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 80'inci yılında Perpa’da da anıldı.

facebook-paylas
Tarih: 10-11-2018 17:07

ATATÜRK PERPA'DA ANILDI

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 80'inci yılında yurt genelinde tören, panel ve konferanslarla anıldı. Saatler 09.05'te ise Türkiye Ata'sına duyduğu sonsuz saygı ve şükranla ayağa kalktı...

Bu duygu ve düşünceler ile de Perpa’da da anıldı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 80'inci yılında Türk Milleti tarafından 7'den 70'e saygıyla anıldı. Saatler 9'u 5 geçtiğinde yurdun her yerinde ve Perpa’da da

hayat durdu. Yürekleri acıtan o siren sesleriyle kadını erkeği, genci yaşlısı, Ata'sına saygı duruşunda bulundu. 

Burada Perpa Kooperatifi Başkanı Hacı Demir ve A Blok Başkanı Hasan Sezgin birer konuşma yaparak günün anlam ve önemini belirttiler.

Perpa Kooperatifi Yönetim kurulu başkanı Hacı Demir konuşmasında şunları söyledi; 

Atamızın aramızdan ayrılışının 80. Yıl dönümü bugün…

1. Başta devletimizin kurucusu, ülkemizin kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzü, onunla beraber hizmeti geçen tüm arkadaşlarını, kanını bu yüce vatan uğruna akıtan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi, emeğini, bilgisini bu ülkenin ve insanlarının faydasına ve gelişimine harcamış tüm vatanseverimizi rahmetle, şükranla anıyor, hepsine en sıcak sevgilerimi, minnetlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

2. Ülkemizi geçmişte parçalamayı başaramamış devletlerin etnik kimliklere ayırmaya çalıştığı Türk Ulusunu Atatürk, “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” biçiminde tanımlayarak hepimizce bilinen Sevr şartlarında, Milli Mücadeleyi Anadolu’dan başlatarak, bugün üzerinde yaşadığımız şehit kanları ile sulanmış topraklarımızı vatan yapmış, yedi düvelle savaşarak bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurmuş, 1300 yıldır ifade bile edilmeyen Türklüğümüzü yeniden canlandırmış tarih sahnesinden silinmek, yok edilmek üzere olan Türk Milletini yeniden yükseltmiştir.

3. Atatürk’ün Milli Mücadele ateşini Anadolu’da yakmasını, bir kısım yazarlarımız, elde avuçta yokken; emperyalizme, galip devletlere, Yunan ordusuna, Ermenilere, Pontus çetelerine karşı mücadeleye girişilemeyeceğini düşünmüşler ve Atatürk’ü hayalcilikle, blöf yapmakla ve delilikle suçlamışlardır.

* Atatürk başarısızlık diye bir şey tanımazdı. Ülkenin üzerine kara bulutlar çöktüğü, herkesin umutsuzluk içerisine düştüğü işgal yıllarında bile O, umutsuzluğa düşmeyerek bağımsızlık savaşını başlatma ve kazanma başarısını göstermiştir.

4. Türk Devrimi birçok konuda ilktir:
* Emperyalizme karşı başarılı olan ilk ulus hareketidir. 
* Bağımsızlık savaşının 3,5 yıl gibi kısa bir sürede, zaferle sonuçlandıran ilk ve tek ulusal devrimdir. 
* Ulusal kurtuluş savaşını, savaş içinde oluşturulan parlamento aracılığıyla sürdüren ilk ve tek örnektir. 
* Savaş sürerken yeni bir kamu düzeni kuran, yasalara bağlı kalarak devrim yapan, enflasyonsuz kurtuluş savaşı veren, 15 yıl içinde bir toplumu "bir çağdan yeni bir çağa” ulaştıran ve sürekli devrimciliği devlet politikasına yerleştiren ilk ve tek ülke, Türkiye'dir.

5. Hukuktan, özgürlüklerden, insan haklarından, laiklikten ve üniter yapısından ödün vermeyen ve sonsuza kadar sürecek olan Türkiye Devleti, bir Cumhuriyettir.

Cumhuriyet fazilettir, erdemdir, Cumhuriyet çağdaşlık demektir, Cumhuriyet, laiklik, özgürlük demektir, demokrasi, tam bağımsızlık, düşünce ve fikir hürriyeti, vicdan hürriyeti demektir Cumhuriyet.

6. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün egemenlik ve bağımsızlık hakkındaki düşünceleri şöyledir: 
“Bizim bugünkü uğraşlarımızın amacı tam bağımsızlıktır. Tam bağımsızlık ise ancak, mali bağımsızlık ile gerçekleştirilebilir. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olursa, o devletin yaşantısını sağlayan bütün bölümlerinde bağımsızlık, felce uğramış demektir. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart, bütçenin ekonomik bünye ile denk ve uygun olmasıdır.”

1927 yılında okuduğu nutukta şöyle söylüyordu: “Temel ilke, Türk Ulusu’nun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun, bir ulus, uygar insanlık önünde uşaklıktan öte bir gözle görülmeye layık olamaz. Oysa Türk ulusu’nun onur ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. Öyle ise ya bağımsızlık ya ölüm. İşte gerçek kurtuluşu isteyenlerin parolası bu olacaktır.”

7. Kurtuluşu, kendi iç dinamikleri ve öz değerleri yerine Avrupa ve Amerika’da görmenin yanlışlığını ATATÜRK şöyle ifade etmiştir:
“Artık durumu düzeltmiş olmak için mutlaka Avrupa’dan öğüt almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yürütmek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım düşünceler belirdi. Oysa hangi bağımsızlık vardır ki yabancıların öğütleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.”

8. Atatürk’e dinsizdir, laiklik dinsizliktir diyenlere ve dini her türlü çıkarı için kullanan din tüccarlarına kendisinin şu sözünü hatırlatmak gerekir: 
Hz. Muhammed Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. 
Milletimiz, din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da. 
Nasıl ki her konuda yüksek meslek ve uzmanlık sahipleri yetiştirmek gerekliyse, dinimizin felsefi hakikatlerini inceleyecek, anlayacak, öğrenecek-ilim ve fennine sahip olacak, seçkin ve hakikî yüce bilginleri yetiştirecek kurumlara sahip olmalıyız. 
İlahî öğütler Kur’an’ın içindedir, Hz. Peygamber’in sözlerinde ve hareketlerindedir. Biz Kur’an’ı duvara asmışız ancak tören olarak okuyoruz. Vaazlarda da, din derslerinde de, mukabelelerde de, ölülerin ruhları için de onu hep musiki ile duygulanmak için okuyoruz. Aklımızla anlayıp davranış geliştirmek için ise, başkalarının bize anlattıklarına bağlanıyoruz.

10. Zaman birlik- beraberlik zamanıdır. Çok çalışma ve dayanışma, tehlikeleri fark etme ve tedbir alma, uyanık olma, zamanıdır. Zaman kavga etme, milleti halkı ayrıştırma, bölme ortamına sürükleme zamanı değildir. 
* Zaman, ülkemizin manevi ve maddi değerlerine sahip çıkma zamanıdır.
* Zaman, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş uygarlık düzeyinde, dünya devletleri ile eşit şartlarda münasebetler kurarak hak etiği yeri alma zamanıdır. Zaman, ülkeyi geriye götürme zamanı değildir, Siyasi menfaatler için geçici iktidarlar için, Türkiye’nin değerlerini satma zamanı değildir. Zaman uyanık olma zamanıdır.

* Ülkemizin, halkın ve milletimizin birliği için demokratik, laik sosyal hukuk devleti için, gericiliğe ve irticaya dur diyebilecek aydınlık ve TAM BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İÇİN, ATATÜRK’E sahip çıkma zamanıdır.

* Zaman, “muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut” olduğunu bilme, anlama zamanıdır.
* Zaman, Cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılâplarına, Atatürkçü düşünme sistemine sımsıkı sarılma, sahip çıkma, kenetlenme zamanıdır.

Çok geç olmadan, hemen, şimdi, derhal…

Atam, aziz şehitlerimiz, ruhlarınız şad olsun…

Saygılarımla,
Hacı DEMİR 
(Perpa Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı)




Editör: Ercan Durna

Bu haber 194 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER PERPA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI